Çin Merkez Bankasının likiditeyi artırmaya yönelik adımları, Asya piyasalarını yukarı taşıdı
Investing.com – Çin Merkez Bankası (PBOC), ABD ile süregelen ticaret gerilimlerinin gölgesinde ekonomik büyümeyi desteklemek ve finansal sistemi güçlendirmek amacıyla 2025 yılına yönelik yeni parasal genişleme kararlarını duyurdu. Çin Merkez Bankası Başkanı Pan Gongsheng, 2025 yılı için ilk adım olarak bankaların tutmakla yükümlü olduğu zorunlu karşılık oranının 50 baz puan düşürüleceğini açıkladı. Kararla birlikte piyasaya yaklaşık 1 trilyon yuan (yaklaşık 138 milyar dolar) likidite enjekte edilmesi hedefleniyor.
Pan, indirimin yürürlük tarihini açıklamazken, bu hamlenin 2024 yılı Şubat ve Eylül aylarında gerçekleştirilen toplam iki adet 50 baz puanlık indirimi takip ettiğini belirtti. Zorunlu karşılık oranındaki bu düşüş, bankaların kredi verme kapasitesini artırmakta, dolayısıyla reel ekonomiye yönelik destek mekanizmasını genişletmektedir. Adım, tüketimi ve iç talebi tetikleyerek büyümeye katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
7 günlük ters repo faizine 10 baz puan indirim
Zorunlu karşılık oranındaki indirime ek olarak Çin Merkez Bankası, kısa vadeli borçlanma maliyetlerini azaltmak amacıyla 7 günlük ters repo faiz oranında da indirime gitti. Faiz oranı 10 baz puan düşürülerek %1,50’den %1,40’a çekildi. Söz konusu oran değişikliği 8 Mayıs itibarıyla yürürlüğe girecek. Banka, bu adımla piyasalara doğrudan likidite sağlama ve ekonomi üzerindeki kısa vadeli maliyet baskılarını hafifletme hedefini ortaya koydu.
7 günlük ters repo oranı, Çin ekonomisi için temel politika faizi olarak kabul ediliyor ve piyasadaki diğer faiz oranlarını da etkiliyor. Bu indirim, repo piyasasında borçlanma maliyetlerini düşürecek ve merkez bankası likidite enstrümanlarının daha ucuz hale gelmesini sağlayarak finansal koşullarda gevşemeye yol açabilecek. Çin Merkez Bankası, en son Eylül 2024’te bu faiz oranını 20 baz puan indirmişti.
Politika adımlarına piyasaların tepkisi pozitif oldu
Çin Merkez Bankasının zorunlu karşılık oranı ve borçlanma faizlerinde yaptığı indirimler ile Pekin yönetiminin ipotek faiz oranlarında gevşeme sinyalleri vermesi, Asya piyasalarında olumlu bir hava oluşturdu. Ayrıca, Çin ile ABD arasında bu hafta yapılması beklenen üst düzey yetkili görüşmeleri, yatırımcılar tarafından olası daha kapsamlı ticaret müzakerelerinin başlangıcı olarak değerlendirildi.
Çin borsaları güne yükselişle başlarken, Hong Kong piyasaları teknoloji ve gayrimenkul sektörlerindeki alımlarla dikkat çekti. Hong Kong Hang Seng Endeksi %1,6; Hang Seng Teknoloji Endeksi ise %1,5 oranında yükseldi. Çin’in Şanghay Bileşik Endeksi, gayrimenkul ve sigorta şirketlerinin hisselerine gelen alımların etkisiyle %0,5 artış gösterdi.
Asya genelinde güçlü başlangıç
Çin kaynaklı parasal genişleme kararları ve jeopolitik iyimserlik, Asya’nın diğer önemli piyasalarında da iyimserliği beraberinde getirdi. Güney Kore’nin Kospi endeksi, özellikle havacılık ve savunma hisselerinde görülen yükselişle %0,5 artarken, iki günlük tatilin ardından yeniden açılan para piyasasında won, ABD doları karşısında değer kazandı.
Avustralya’da S&P/ASX 200 endeksi %0,2 yükselerek yatırımcı güveninin yukarı yönlü olduğunu gösterdi. Ancak Japonya’nın Nikkei endeksinde sınırlı da olsa %0,1’lik bir düşüş yaşandı. Japonya’daki gerileme, teknoloji hisselerinde görülen satış baskısı ile açıklanabilirken, bölge genelindeki olumlu hava bozulmadı. Çin merkezli hamleler, tüm Asya borsalarında pozitif fiyatlamaları beraberinde getirdi.








